15 Maddede Turizmci Olmak


turizm k

“Turizmci olmak” denilince akla ilk ne gelir? Gelin bu soruya bir turizmci olarak benim penceremden bakalım. Seyahatlere ya da tatile gittiğinizde dünyada sadece siz varmışsınız ve kaldığınız oteldeki tek misafir sizmişsiniz gibi yüklenmeyin biz turizmcilere. Yazık bize, yapmayın :). Önceki yazılarımı okuduysanız bilirsiniz. Birkaç farklı meslekte boy göstermiş biri olarak, turizm içerisinde de turist rehberliğinden otelciliğe, acenteciliğe kadar her dalda bir Smyrna vardı. E tabi hepsinde de unutulmaz anlarım oldu. Biraz kendi açımdan biraz da genel olarak turizmciler açısından bu mesleğin ne gibi zorlukları olur, anlatayım efendim.

1. Alaylı mısın? – Mektepli misin?

turizm

Biraz nankör bir meslektir. Sen yıllarını verir okursun, 2 sene- 4 sene; lakin sen okul sıralarında ordövr tabağını öğrenmeye çalışırken, o yılları mesleğin içerisinde çalışarak geçirenler, çoktan ana yemeğin sunumuna geçmiştir. Siz, yatağa serilen çarşafın üzerine bir cisim atıldığında zıplaması gerektiğini okul sıralarında öğrenemezken, mesleği çalışarak öğrenenler çarşaftan kuğu yapmaya başlamıştır. Yani alaylı – mektepli çatışması.

2. Hep Başa Sarmaktır.

turizm

Mesleğe hep sıfırdan başlamaktır. Önbüroda bellboy, F&B’de ( Yiyecek- İçecek Departmanı) komi, HK’da (Kat Hizmetleri) maid olarak başlarsın. Basamakları çıkmış olabilirsin; ancak başka bir otelde yine sıfırdan başlarsın. İşte size benden bir örnek: İzmir/Çeşme’de resepsiyonist olarak başladığım görevime rezervasyon sorumlusu olarak devam ettim. Çalıştığım otel Ege’nin İncisi olarak bilinen o bölgenin ilk resort oteliydi. 465 odalı bir otelin rezervasyon yönetiminden tutun da özel günlerdeki banket yönetimine kadar her ayrıntı ile uğraşırken, Adana’ya dönerek 60 odalı bir otelin resepsiyonunda tuhaf tuhaf tiplere gülücük saçmak zorunda buldum kendimi.

3. Gözleri İyi Kullanmaktır.

turizm

3-5 Kuralı dersem herkesin kafasında oluşan baloncukta şu yazar: “O da ne ki?” Bu da sadece otelcilerin bileceği bir şey. Misafir kapıdan girdi, önce mutlaka göz teması (Geldiğini gördüm, merak etme ilgileneceğim seninle demek),  resepsiyona 5 adım kala gülücük, 3 adım kala “Hoşgeldiniz Efendim!” nidası.

4. Her Telden Çalmaktır.

turizm

Çok çok yönlü olmak demektir. Hiç bilgin olmasa da bir konu üzerinde misafirinle 2 kelam etmek zorundasın. Bir misafirine pestilin arasına cevizi sarıp yemenin lezzetinin bambaşka olduğunu anlatırken başka bir misafirinle Paris moda haftasının en gözde tasarımı üzerine konuşabilmelisin.

5. Müşteri Diyememektir.

turizm

Müşteri ile misafir kavramlarının tepetaklak olduğunu bilmektir. Otel çalışanlarının ilk bilmesi gereken kurallardan biridir. Otele gelenler müşteri değil misafirdir. Muhasebecinin mükellefi, doktorun hastası, acentacının yolcusu gibi, otelcinin de misafiri olur.

6. Her Daim Ulaşılabilir Olmaktır.

turizm

Telefonunun her daim açık ve ulaşılabilir olması demektir. Kafana göre kapatamazsın o telefonu. Gecenin 03:00’da bile arayıp: “Akşam saat 22:34’te check-in almışsın. Back-up’ı (rezervasyon yazısı) nerede? Para da alınmamış.” diye sorarlar. Yine şuracığa kendimden bir örnek sıkıştırayım. Çeşme’de otelde başlayalı henüz 1 hafta olmuştu. Aldığım ilk münferit ( misafirin aracı olmadan yaptırdığı rezervasyon) rezervasyonlardan biriydi ve rezervasyon fişini kendi evrak havuzumda bekletiyordum, ödeme gelecek diye. O havuzda kalakalmış. Misafir o akşam otele girişini yaptırmış ve night auditor beni saat 03:00-04:00 sularında arıyor: “….. isminde misafirin rezervasyonunu sen yapmışsın, rezervasyon yazısı nerede?” Uykunun orta yerindeyken kendimi biranda otel yolunda buldum. Lojmanlarda kalıyorduk; otel ana binası ile aramızda 10 dakikalık yürüyüş mesafesi vardı. O kör karanlıkta ağaçların arasında ilerlerken nasıl korkmadığıma şuan hayret ediyorum. Adam ödemeden kaçarsa bana patlayacak düşüncesiyle hızlıca otele girip evrak havuzundaki rezervasyonun fotokopisini çekip auditore verdim. Kendisi hala sevdiğim bir arkadaşımdır, o yüzden arkasında konuşmayım 🙂

7. Ayaklı Postane Olmaktır.

turizm

Telefon ile konuşmaktan gına gelmesi demektir. Akşam yorgun argın çıktığında eşini, dostunu arayamamaktır. Bazen tek yapılabilen “Ben odamdayım.” mesajı atabilmektir.

8. Hep Pozitif Olmaktır.

turizm

Özel hayatında ne yaşarsan yaşa o deske girdikten sonra dünyanın en mutlu insanı gibi görünmek zorundasın. Karşında sana hakaretler yağdıran misafirine sen haklı da olsan “Özür dilerim, efendim.” demek mecburiyetindesin.

9. Çalışmak ve Çalışmaktır.

turizm

Özel gün nedir bilmemektir. Bayram, sevgililer günü ve yılbaşı senin tüm yıl içerisinde çalıştığının 3 katı daha fazla çalıştığın günlerdir. O gün anneni -babanı arayabildiysen büyük bir alkışı hak ettin demektir. Çünkü tuvalete bile gidemezsin. Yemek yemeyi söylemiyorum bile.

10. Mesai Kavramını Bilmemektir.

turizm

Fazla mesai kavramı kesinlikle yoktur. Ancak 10 dakika shifte geç gelirsen paparayı yersin. Otelin yoğun olduğu günlerde 07:00-15:00 shiftinde çalışıyorsan ve 250 oda check-in sabahtan gerçekleşmişse mesai bitimin kuvvetle muhtemel 19:00 olacaktır. Çünkü sabah aldığın tüm girişlerin kimlik kayıtlarını yapmak için bir de back-Office mesain başlar. Eğer check-inler gelmediyse yine sıkıntı. Bu kez sana saat 12:00’de git 15:00’de geri gel derler, akşam shiftine yardımcı olman için.

11. Aileyi Görememektir.

turizm

Kıyı otellerinde kadro nedir bilemezsin, sigorta priminden haberin olmaz. Tam yılım doldu yıllık izni hak ettim derken çıktı-girdi yapılır ve başa sararsın. Aileni aylarca hatta yıllarca göremeyebilirsin.

12. Kariyer mi ?

turizm

Özellikle de bayanların kariyer yapamayacağı tek sektördür. Bu camiada rütben yükseldikçe sorumlulukların artar ve çalıştığın otele daha da bağlı olursun. Artık otel senin evin, evin ise otel amaçlı kullandığın bir mekana dönüşür.

13. Çocuğunun Büyüdüğünü Görememektir.

turizm

Çocuğunu sabah uyurken yatakta bırakır, akşam geldiğinde yine yatakta uyurken bulursun. Tek izin gününde telefonun susarsa çocuğunla ve eşinle vakit geçirebilirsin.

14. Hep Güzel Kokmaktır.

turizm

Yazın hunharca sıcağında, güneşin tepede olduğu vakitte saatlerce dikilmek zorunda kalır terlersin; ancak asla kokmamalısın. Her gün tıraş olmaktan cildini dinlendiremezsin. Makyajsız asla çıkamazsın. Saçını açık bırakamaz, kahkül kullanamazsın. Yüzün kabak gibi ortada olmalı ki şikayet ederlerse seni tanımlayabilsinler.

15. Güvencenin Olmaması Demektir.

turizm

Hiç bir güvencen olmaması demektir. Taksitle bir şeyler alamazsın; çünkü her an kapının önüne koyulabilirsin.

İşte böyle sevgili okurlar. Daha anlatacak çok çok şey var; ama bu yazının da bir sonu olmalı. Turizmcilik oldukça renkli ve bir o kadar da yıpratıcı bir meslektir. Herkesin sırrını bilirsiniz. Kim kimle ne için geldi? O resepsiyonda neler neler yaşanır, konuşulur. Belki bir sonraki yazımda takipte kalırsanız turizm çalışanlarının eğlenceli hayatını anlatırım.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

24
115
24 Paylaşım, 115 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
0
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
İnanılmaz İnanılmaz
0
İnanılmaz
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Kızdım Kızdım
0
Kızdım

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DAHA FAZLA: Yaşam

BUNLARIDA KAÇIRMAYIN

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın